Yaşanmış Ya da Yaşanabilir Olayların Anlatıldığı Kısa Yazılara Ne Denir? 6 Harfli?
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşında, sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir gencim. Arada bir neşelendirirken, bir anda derin düşüncelere dalabilirim. Ve her şeyin ne kadar komik olduğunu fark ettiğimde, bu neşeli halimle başkalarını da güldürebilirim. İyi ki de öyleyim! Peki, hayatın komik anlarını, yaşanmış ya da yaşanabilir olayları bir araya getirip anlatmak için kullandığımız bir terim var mı? Yaşanmış ya da yaşanabilir olayların anlatıldığı kısa yazılara ne denir? 6 harfli bir terimden bahsediyorum… Hikaye!
Evet, hikaye işte! Anlatılan her şey aslında bir hikaye değil mi? Kısa yazılar, bir anı, bir durumu, hatta bir duyguyu aktarırken genelde hepimiz kendimizi bir hikaye anlatıcısı gibi hissederiz. Ve öyle ya da böyle, yaşamımız da başlı başına bir hikaye değil mi?
Hikaye Nedir?
Hikaye, yaşadığımız ya da yaşanması mümkün olan olayların, karakterlerin ve duyguların bir araya getirilip anlatıldığı kısa yazılardır. Bir hikaye, belirli bir konuda yazılabilir ya da tamamen hayal gücüne dayalı olabilir. Bu yazının amacı ise, bir hikayenin ne olduğundan çok, yaşadığım İzmir hayatından komik ve yaratıcı olaylarla, insanların günlük hayatındaki potansiyel hikayeleri ne kadar ilginç ve eğlenceli olabileceğini ortaya koymak!
Amaç? Eğlenceli bir şekilde, komik ve içten bir bakış açısıyla hayatı anlatmak.
Bana Bir Hikaye Anlat
Bugün sabah, pazara gidecektim. Evet, pazara. Evet, 25 yaşındayım, ama ben hala pazara gitmekten keyif alırım. Her sabah olduğu gibi, mızmızlanarak kahvaltımı yaparken, “Bugün pazara gideyim, şu sebzeyi alırım, bunu alırım, belki biraz da evcil hayvanım için bir şeyler alırım” diye plan yaparken birden aklımıza gelen bir fikirle o “normal” günü biraz daha farklı hale getirmeye karar verdim. Ne mi yaptım?
Hikaye şöyle başlar: “Bir gencin, sıradan bir pazara alışverişiyle başlayan, fakat beklenmedik bir şekilde, kurban bayramı hazırlığına dönüşen bir hikaye.”
İç Ses: “Yani gerçekten, neden her şeyi kafama takıyorum? Şu an yalnızca pazara gitmem gerek, sonrasını zaten kendi aklımda yaratırım!”
Tabii, bir gün önceki yaprak sarması planı yüzünden hala midemdeki asidik intikamını alıyordum, ancak yine de pazar için hazırlığa başladım. Öncelikle cebimdeki 20 lira ve evdeki tüm odaklanmışlım ile yola çıktım.
Pazara gidiş:
Bana sorarsanız, pazara gitmek büyük bir strateji gerektirir. Bunu söylüyorum çünkü herkes pazarda nasıl daha uygun fiyatla alışveriş yapılacağına dair kendi iç dünyasında müthiş teoriler üretir. Ben de o teorilerle yola çıktım. Bu tecrübeyi hepimiz yaşamışızdır, değil mi?
Diyalog:
Bakkaldan çıkarken:
“Abi, patates ne kadar?”
“Yirmi lira.”
“Yirmi lira ne ya? Geçen hafta on beş liraydı!”
“Yok, o geçen hafta. Bu hafta fiyatlar böyle. Ya al ya da git!”
Hikaye o an gerçekten başlar. Çekişmeli pazarlık, komik anlar, “Abi sen pazara gelmişsin, ben değil” esprileri… Bir tarafta pazarlık yapmaya çalışan bir genç, bir tarafta kazancını almak isteyen bir pazarcı… İşte bu, yaşamın her anında karşımıza çıkabilecek, yazıların ve hikayelerin ilham kaynağı olan bir olay!
İç ses: “Vallahi, pazarlık yaparak bir şekilde 15 TL’ye patates aldım, ama içeride hala kurtulamadığım soru var: Yirmi liraya aldığım şeyin değeri gerçekten 15 lira mı? Yoksa ben pazarda gerçekten buna inanmak zorunda mıyım?”
Peki Hikaye Neden Önemli?
Gündelik hayatta başımıza gelen olaylar, tam anlamıyla hikayelere dönüşebilir. Duygularımızı, içsel çatışmalarımızı ve çevremizdeki tuhaflıkları yansıtmak, hikaye anlatma yoluyla başkalarına dokunabilir. Kimisi pazarda fiyat pazarlığı yaparken eğlenir, kimisi bir kediyle tanıştığında hayata dair farklı bir bakış açısı edinir. Kimisi de günü sadece “sıradan” yaşar ve sabah kahvesinin tadını çıkararak, akşam yattığında, ne kadar da güzel bir hikaye oluşturduğuna farkına varmaz.
Komik bir diyalog:
“Bugün ne yapıyorsun?”
“Hikaye yazıyorum.”
“Gerçekten mi?”
“Evet. Bugün pazara gidip 20 TL’lik patates aldım. İşte bu kadar.”
Düşünsenize, başımıza gelen bu gibi olaylar, aslında düşündüğümüzde ne kadar komik değil mi? Birileri için sıradan, ancak bir başkası için hayatın en komik anı.
İzmir’de Yaşam, Her Gün Yeni Bir Hikaye!
İzmir’de yaşamanın avantajları gerçekten çok. Çünkü burası, her köşede hikayelere dönüştürülebilecek anlarla dolu. Şu an bile, yazı yazarken bir kahve dükkanının dışındaki masada oturan bir grup genç, şu an o kadar gürültülü ki, bir hikaye olabileceğini düşünmeden edemiyorum. Kim bilir, belki birazdan biri oturur ve aklındaki hayalleri anlatmaya başlar. Sonra bir diyalog başlar:
Diyalog:
“Güzel bir gün, değil mi?”
“Evet, ama neden bu kadar sessiz?”
“Bilmiyorum. Herkes kendi hikayesini yaşıyor.”
Ve işte bu, o günün hikayesi. O kadar basit ama bir o kadar da anlamlı!
Sonuç Olarak: Hikaye Her Yerde!
İzmir’de geçen bir gün, bazen sıradan, bazen de hikayelere dönüştürülebilecek kadar ilginç olabilir. O yüzden bazen düşündüğümüzde, yaşadığımız her anın kendine ait bir hikaye olduğunu fark edebiliyoruz. Yeri geldiğinde komik, yeri geldiğinde derin bir anlam taşıyan bu kısa yazılar, bizim yaşadıklarımızı başkalarına aktarabilmemiz için en güzel araçlardır.
Ve son olarak: Yaşanmış ya da yaşanabilir olayların anlatıldığı kısa yazılara ne denir? İşte, o da bir hikaye…